
4000 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo ücretsiz!

4000 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Ege Sucukları olarak bizler Osmanlı döneminde Balkanlar’ın Rusçuk şehrine fermanla göç eden ve 1950’li yıllarda ana vatanına geri dönen köklü bir ailenin mirasçılarıyız. 1800’lü yılların başında başlayan bu geleneksel doğal fermente sucuk imalatı serüveni bugün dördüncü kuşak temsilcimiz Ahmet Alper Kasap liderliğinde İzmir’in Tire ilçesinde aynı disiplin ve ahlaklı ticaret ilkeleriyle sürdürülmektedir. Günümüzde endüstriyel gıda sektörü üretim sürelerini kısaltmak ve maliyetleri azaltmak için ısıl işlem gibi hızlı yöntemlere başvursa da biz ata yadigarı formül ve güvenilir gıda vizyonumuzdan taviz vermiyoruz. Bizim için fermente sucuk üretimi sabrın, mikrobiyolojik bir dengenin ve gerçek et lezzetine duyulan derin saygının bir sonucudur.
Halk arasında gerçek et vurgusuyla bilinen ürünlerimizin en büyük güvencesi ham maddenin kaynağından başlar. İşletmemiz büyükbaş hayvan tedarikini Küçük Menderes Yöresinin bereketli topraklarında yetişen yerli besilerden sağlamaktadır. Bu hayvanlar Tire Belediye Mezbahasında resmi veteriner hekim kontrolünde ve İslami kurallara tam uygunlukla kesilmektedir. Bu titiz başlangıç sucuğun lezzetini ve kalitesini belirleyen en önemli aşamalardan biridir. Fermente sucuğu market raflarında sıkça rastladığınız ısıl işlem görmüş sucuklardan ayıran temel bilimsel ve geleneksel farklar ürünün sağlığa faydalarını ve aromatik yapısını belirler.
Üretim Prensibi ve Canlı LAB (Laktik Asit Bakterileri)
Fermente sucuğun üretim prensibi etin doğal yollarla ve yararlı mikroorganizmaların yardımıyla olgunlaşmasına dayanır. Bu sürecin en önemli aktörleri ortamda doğal olarak bulunan Laktik Asit Bakterileri (LAB) dediğimiz canlı organizmalardır. Ege Sucukları olarak üretimimizde dışarıdan herhangi bir yapay starter kültür veya asitlik düzenleyici kimyasal kesinlikle eklemiyoruz. Spontan fermantasyon olarak adlandırılan bu yöntemde sucuk hamurundaki doğal şekerler ve karbonhidratlar ortamdaki bu yararlı bakteriler tarafından parçalanarak laktik asite dönüştürülür.
Üretim sürecimiz Küçük Menderes’in yerli besilerinden seçilen en kaliteli dana etlerinin ve gömlek yağlarının işlenmesiyle başlar. Atalarımızdan yadigâr kalan 8 çeşit özel baharat formülüyle harmanlanan etler, 0/4oC sıcaklıkta 8 ile 12 saat boyunca dinlendirilmeye bırakılır. Bu dinlenme aşaması etin içindeki biyokimyasal reaksiyonların başlaması ve lezzet oluşumu için önemlidir. Dinlendirilen hamur doğal sığır bağırsağına veya dana kolajen kılıflara özenle doldurulur.
Bu doğal fermantasyon süreci sonucunda sucuğun içinde canlı laktik asit bakterileri korunur. Endüstriyel ısıl işlem yönteminde sucuklar yüksek sıcaklığa maruz bırakılarak hızlıca pişirilirken fermente sucukta bu faydalı probiyotik yapı canlı kalır. Canlı LAB varlığı sucuğun sindirim sistemi için daha dost bir yapı kazanmasını sağladığı gibi onu yaşayan bir besin haline getirir. Kimyasal katkılardan uzak, tamamen doğal bu işleyiş sucuğumuzu diğerlerinden ayıran en temel biyolojik imzadır.
Ph Değeri ve Su Aktivitesi Neden Önemlidir?
Gerçek fermente sucuğun gıda güvenliği ve karakteristik yapısı pH değeri ve su aktivitesi dengesi üzerine kuruludur. Fermantasyon ilerledikçe laktik asit üretiminin bir sonucu olarak ortamın asitliği artar ve pH değeri doğal bir şekilde düşmeye başlar. Başlangıç aşamasında yaklaşık 6,0 olan pH seviyesi olgunlaşma tamamlandığında 4,8 ile 5,2 arasına iner. Türk Gıda Kodeksine göre bu değerin maksimum 5,4 olması zorunludur. Bu düşük pH değeri Salmonella, E.coli ve Listeria gibi patojen mikroorganizmaların yaşamasını engelleyen doğal bir koruma kalkanıdır.
Bir diğer önemli parametre su aktivitesidir. Üretim sürecinde sucuğun içindeki serbest su miktarının azaltılması gerekmektedir. Kurutma ve olgunlaşma aşamalarında su aktivitesi 0,95 seviyelerinden 0,85-0,90 bandına kadar düşürülür. Bu düşüş sucuğun mikrobiyolojik olarak kararlı hale gelmesini ve uzun ömürlü olmasını sağlar. Tehlikeli botulizm toksini üreten bakterilerin gelişimi bu düşük su aktivitesi ve asidik ortam sayesinde engellenir.
Ege Sucuklarının Tire’deki modern tesislerinde her bir ürün grubu için pH ve nem kontrolleri günlük olarak aksatılmadan uzman personellerimiz tarafından yürütülür. Sodyum nitrit kullanımı ise yasal limit olan 150 mg/kg dahilinde bu antimikrobiyal etkiyi desteklemek ve etin yapısındaki miyoglobini nitrozomiyoglobine dönüştürerek o karakteristik kırmızı rengi sabitlemek amacıyla teknik bir zorunluluk olarak uygulanır. Bu bilimsel titizlik tükettiğiniz her bir dilimin neden güvenilir gıda kategorisinde yer aldığının kanıtıdır.
Uzun Üretim Süresi ve Eşsiz Lezzet Profili
Hakiki Ege Sucukları lezzeti modern dünyanın hızına inat sabırla geçen uzun bir olgunlaşma sürecinin meyvesidir. Endüstriyel ısıl işlem görmüş sucuklar birkaç saat içerisinde rafa çıkmaya hazır hale gelirken bizim geleneksel fermente sucuklarımız tam 8 gün boyunca özel dinlendirme odalarında ve kontrollü açık hava şartlarında olgunlaşır. 9. güne ulaşıldığında sucuğumuzun muazzam kıvamı ve tadı tam olarak oturur. Bu süre zarfında sucuklar etin içindeki proteinler amino asitlere yağlar ise aromatik yağ asitlerine parçalanarak karmaşık ve derin bir lezzet profili oluşturur.
Bu lezzet şöleninin temelinde atalarımızdan miras kalan 8 çeşit özel baharat formülümüz ve Küçük Menderes’in bereketli yaylalarında beslenen hayvanların etleri yer alır. Üretimimizde dana etinin en değerli parçaları olan antrikot ve biftek gibi bölümler kullanılır. Klasik sarımsaksız fermente sucuğumuzdan Kahramanmaraş’ın taze mahsul acı kırmızıbiberi ve Taşköprü’nün doğal tane sarımsağıyla harmanlanan az acılı sarımsaklı fermente sucuk çeşidimize kadar her ürünümüz bu uzun olgunlaşma serüveninin bir parçasıdır.
Geleneksel Balkan ve Rumeli usulüne sadık kalarak hazırladığımız bu formülde hiçbir yapay tatlandırıcı, enzim veya kıvam artırıcı bulunmaz. Sabırla beklenen her gün baharatların etle tam bir uyum sağlamasına ve sucuğun o kendine özel mis kokulu rayihasını kazanmasına olanak tanır. El emeği ve alın teriyle harmanlanan bu üretim şekli butik bir aile şirketi olarak bizim en büyük gurur kaynağımızdır.
Tekstür (Dokusal Yapı) ve Raf Ömrü
Fermente sucuğun kalitesini ele veren en önemli fiziksel kriterlerden biri sucuğun kılıfı altındaki sıkı ve homojen yapısıdır. Doğal kurutma ve olgunlaşma süreci sonucunda sucuğun nem oranı %40 ve altına düşer. Bu da ürüne kendine özgü granüler bir tekstür kazandırır. Bir fermente sucuğun kesitine bakıldığında yağ parçacıklarının etle mozaik bir yapı oluşturacak şekilde birleştiği net bir şekilde görülebildiği bir doku hakim olmalıdır. Bu yapı sucuğun ısıl işlem görmüş yumuşak ürünlerden farkını ortaya koyan en belirgin görsel ve duyusal özelliktir.
Raf ömrü konusunda da fermente sucuk doğanın sunduğu koruma mekanizmaları sayesinde üstün bir dayanıklılığa sahiptir. Düşük pH ve düşük su aktivitesi sayesinde koruyucu kimyasallara aşırı ihtiyaç duymadan tazeliğini koruyabilir. Ege Sucukları markalı ürünlerimiz vakumlu ambalajlarda 180 gün açık halde ise serin ve kuru bir ortamda 90 gün boyunca kalitesinden bir şey kaybetmeden saklanabilir. Evlerinizde -180oC dondurucuda sakladığınızda bu süre bir yıla kadar uzayabilmektedir. Üretimimizde kesinlikle sakatat veya renklendirici gibi maddeler kullanmadığımız için sucuğun doğal rengi zamanla daha da koyulaşarak gerçek fermente sucuğun o karakteristik koyu kırmızı-kahverengi tonuna ulaşır.
Çölyak Hastaları İçin Glutensiz Sucuk Seçeneği
Günümüzde sağlıklı beslenme ve özel diyet gereksinimleri giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Ege Sucukları olarak herkesin bu lezzet mirasına ortak olabilmesi için tüm fermente sucuk çeşitlerimizi tamamen glutensiz olarak üretiyoruz. Fermente Sucuk ve Tire Şiş Köte Üretim sürecimize hiçbir aşamada un, nişasta veya gluten içeren herhangi bir kıvam artırıcı dolgu maddesi dahil edilmez.
Bu hassas yaklaşımımız sayesinde Çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti bulunan tüketicilerimiz ürünlerimizi hiçbir endişe duymadan güvenle tüketebilirler. Sınırlı miktarda ve yüksek kaliteyle ürettiğimiz dana salam ve dana sosis çeşitlerimizde de aynı glutensiz ve sakatatsız prensibini sürdürüyoruz. Coğrafi işaretli Tire Şiş Köftemizi de geleneksel kriterlere uygun koruyucu kimyasal ve gluten içermeyecek şekilde imal etmekteyiz.
ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim belgelerimizle ham madde girişinden son paketleme aşamasına kadar her adımı disiplinle kontrol ediyoruz. Atalarımızdan devraldığımız Balkan ve Rumeli usulü doğal fermente üretim modelimizi günümüzün modern sağlık ve hijyen standartlarıyla harmanlayarak siz değerli sucuk severlere ulaştırmaktan onur duyuyoruz. Ege Sucuklarının her bir halkası 70 yılı aşkın tecrübenin, aile bağlarının ve dürüst imalatın bir simgesidir.

ÜCRETSİZ
KARGO

GÜVENLİ
ÖDEME

HIZLI
TESLİMAT

MÜŞTERİ
MEMNUNİYETİ

KOLAY İADE
VE DEĞİŞİM

SOĞUK
ZİNCİR
© Copyright Ege Sucukları. Tüm Hakları Saklıdır.
